Asimilasyon İle Mücadele ve İçerik Genişletme Çalışmaları





Sevgili canlar,
Öncelikle yazıyı okumaya vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Bu web sitesini kurmak için yola çıktığımızda amacımız kaybolmaya başlayan eserleri, unutulmaya yüz tutmuş Hakk Âşıklarını tekrar günyüzüne çıkarmak ve yolumuzu korumaktı. Kitaplardan-defterlerden büyüklerimizden edinebildiğimiz her bir kelimeyi not alıp diğer kaynaklar ile karşılaştırmalı olarak inceleyip, derleyip bugün bu hale anca gelebildik. İçerik olarak yolumuz ile ilgili bilgiler eklemeyi ve asimile edilmeye çalışılan yolumuzu bilgi kirliliğinden arındırmak istiyoruz.

Köylerden kente geçiş ile beraber yolumuzu yavaş yavaş unutmaya başladık. Şu an gelinen noktada yeni nesil gençlerimiz Alevi- Bektaşi yolu ile ilgili yeterince bilgi sahibi değiller. Bu durumda başka kültürlerin etkisi altında kalıp, asimile olmaya başlamışlardır.

Biz neden namaz kılmıyoruz? Biz Ramazan'da oruç tutmuyor muyuz? Biz Müslüman mıyız? gibi sorulan sorular Alevi- Bektaşi yolunun hazineler ile dolu yönünü bilmeden sorulan, ötekileştirmeye doğru sürükleyen sorulardır. 

Özünde Hz. Muhammed Mustafa, Aliyel Mürteza, Kutbül Arif Tarık-ı Nazenin Hünkâr Hacı Bektaş Veli'ye, ehlibeyte bağlı olan Aleviler, İslam'ın en derin konularını tasavvufi yaklaşımla yaşam felsefesi haline getirmiş ve daima merkezine "insanı" koymuştur. Kalp kırmaya, kul hakkı yemeye karşı; sevgi, saygı, hoşgörüyü kabul etmiş ve Döktüğünü doldur, ağlattığını güldür, yıktığını yap! gibi ritüelleri söz ile değil, öz ile uygulamak için can ile baş koymuşlardır.

"Eline, beline, diline sahip ol!" sözü her Alevi canın kulağında ta küçüklükten beri yer tutmuştur. Öyle ki cem ibadeti yapılırken cemevine girecek kişilere "düşkünlük" ve "görgü" şartı konulmuştur. Düşkün bir kişi ceme giremez. (düşkün: yol ile ilgili yasak şeyler yapmış; örneğin bahçe sınırı bozmak, bir kişi ile küs olmak...)  
Erenler cemine her can giremez
Edep ile erkân, yol olmayınca
(Şah Hatayi)

İşte bu kadar ince bir yola sahipken neden yolumuzu çocuklarımıza, gençlerimize anlatmıyoruz? Eğitim ilk olarak ailede başlar. Bu konuda ailelere büyük görevler düşüyor. Okuldan gelen çocuğumuza yolumuzu öğretelim. Fatma Anamızı, Kerbela'da İmam Hüseyin Efendimizi, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin 4 kapı 40 makam öğretisini aşılayalım. Asimilasyona yalnızca ve yalnızca bilgi birikimi ile karşı koyabiliriz. Bilmediğimiz bir konu hakkında aldatılmak çok mümkün ve kolay bir durumdur. 

Web sitemizi içerik yönünden genişleterek bu soruların bir çoğuna cevap vermek istiyoruz. Bu konuda sizlerinde destekleri ile bir bilgi bankası haline gelecek olan sitemize katkılarınızı bekliyor, hepinize aşk-ı muhabbetlerimizi sunuyoruz. 

www.deyisler-nefesler.com





Faydalı Buldunuz Mu?

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz bizim için değerli...