İbrahim

1840- 1910. Osmancık’ ın Kumbaba köyünde doğdu. Doğum ve ölüm tarihlerine ilişkin bilgiler kesinlik taşımamaktadır.
Aşıklık geleneğini aynı zamanda musahibi olan Keçiköylü Kul Hüseyin’ den öğrendi. 
İbrahim bazı araştırmacılar tarafından 18. Yüzyıl şairi olarak değerlendirildi. Bu durum ustası Kul Hüseyin’le 18. yy da yaşamış olan Alacalı Hüseyin ile karıştırılmasından kaynaklanmaktadır.Ahmet Cemalettin Çelebi’ yi pir olarak kabul eden İbrahim, yaşamının önemli bir bölümünü Gümüşhacıköy çevresinde geçirdiğinden deyişleri bu yörede daha çok yayıldı, öteki âşıklar ve zakirler tarafından sürekli olarak dile getirildi.
Yörede Çopur İbrahim olarak da bilinen İbrahim, Sefil Ali, Deli Boran, Sefil Ahmet, Deli Sadık, Kulfakır, Derviş Edna, Halil Ağa, gibi döneminin birçok aşığıyla görüşüp dostluk kurdu ve aynı meclislerde bulundu. 
Deyişlerinde Kul Hüseyin Kolunun bir devamı olarak zincirleme yöntemi temel alan İbrahim’ in bazı deyişlerinde aynı adlı başka âşıklarla, özellikle de aynı gelenekte yazan Yozgatlı İbrahim’le karıştırıldı.
İbrahim köyünde öldü ve Kumbaba Türbesinde toprağa verildi. 

Aşık İbrahim’ den Bir Nefes:
Şu aşkı sevgisi vardır sinemde
Göz gördü güzeli gönül ayrılmaz
Ben bir güzel sevmiş idim âlemde
Âlemde benzetir donum ayrılmaz

Benzemiştir irengimiz donumuz
Gider hak dergaha doğru yolumuz
Öldürseler dahi dönemem yalınız
Akar dosttan yana kanım ayrılmaz

Aşk muhabbet sevgisine baksalar
İrakipler ara yerden çıksalar
Kerpeteni kerpetene taksalar 
Çekseler etimi yönüm ayrılmaz

Hile ile dost sevilmez doğrusu
Kimi meyallıkta suret uğrusu
Zerrece gönlümde yoktur gayrısı
Bizi bilen canlar tanır ayrılmaz

İBRAHİM’ im eydür dosta doğrudur
Sevenlerin muhabbette meylidir
Sadık yar olanın hali gayrıdır
Kalıp gider ama gönül ayrılmaz
(Kaynak: Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Aşıkları, KaraMavi Yayınları, 2010)

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz bizim için değerli...