Sadık Baba

Esas adı Hüseyin olan Sadık Baba, 1784 yılında Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Güvenç köyünde dünyaya gelir. Sadık Baba’nın annesi Kara Fatma, babası Kurada (Hurda) Ali’dir. Dedesi Hüseyin’in Erdebil Tekkesinden Elbistan’ın Kantarma köyüne, oradan da Malatya’ya geldiği rivayet edilmektedir. 
Hayatı yoksulluk içerisinde geçen Sadık Baba, Hacı Bektaş Dergahı’na gidene kadar hiçbir eğitim almamıştır. Burada tasavvuf ve tekke kültürüyle beslenen Sadık Baba, Arap alfabesiyle okuma yazmayı öğrenir ve şiirler yazacak kadar ilerletir.
İlham geldikçe söylediği şiirleri yakın arkadaşı Molla Bek-taş tarafından tutulan bir cönket yazıya geçirilmiştir. 35 Yaşından sonra kendi köyü olan Güvence dönen aşık köyünde evlenmiş ve çoluk çocuğa kavuşmuştur. Halen köyde torunları bulunmaktadır. Hayatının sonuna kadar çiftçilikle geçinmiştir. Sadık Baba 1839 yılında elli beş yaşındayken ölür. Bugün mezarı, Güvenç’in güneybatı yamacındaki köy mezarlığının orta bölümünde bulunmaktadır.
Sadık Baba’ya ilişkin Cemal Özbey tarafından hazırlanan »Sadık Baba, Hayatı ve Deyişleri« (1957) adlı bir araştırma bulunmaktadır.

1
Hizmet edelim gerçeğe
Ol Şahı Merdana karşı
Varalım ulu divana
Muhammed servere karşı

İki cihan seven yâri
Gönül bi vefadan farı
Sıralandı el katarı
Azmeyle didara karşı

Yürü menzile yete gör
Küfrü imana sata gör
Kadim ikrarın tuta gör
Ahtile peymana karşı

Hak dedim meydana geldim 
Mürşüdümsün sana geldim
Ateşinle yana geldim
Şeması pervane karşı

Şükür Hak ile pazarım
Hakkın kelâmın yazarım
SADIK der bahri yüzerim
O yüzden ummana karşı

2
Kul olanın noksanı çok dediler
Ta ezelden kurmuş noksanı bize
Medet imdat eyler beşler yediler
Çektirme bellerde isyanı bize

Günahım çoktur her işten ağırdır
Nefsin askerleri biner seğirdir
Bir gerçeğe yoldaş olsan uğurdur
Gerçek gösterir göz mestanı bize

Yoldaş olmaz ise yola gidilmez
Ham meyveler lezzet verip yutulmaz
Yalan ikrar bir arada güdülmez
Gerçek nasip ede lisanı bize

Talihini tahsin eder bazılar
Bozulmaz ki başa gelen yazılar
SADIK ağlar yarasından sızılar
Hak eylesin lütfu ihsanı bize

3
Gönül selamını kamile söyle
Alıcı olmayınca açma dükkanı
Ariflik manasın sor sual eyle
Müşterisiz yerde olma lisanı

Cahil ikrar eder ahdinde durmaz
Burda ağlamayan o demde gülmez
Yalan ile iman bir yerde olmaz
Neden maruf yalancının imanı

Cümle alem gezer arar hak deyi
Arif ifşa eder kula bak deyi
Nehi münkir inkar eder yok deyi
Men ademde gördüm Hakk'ın ihsani

Yerde değil gökte değil ya kande
Acep hak mihman mi ola bu tende
Velakat kerremna bani ademde
Kimse bilmez kimde mihman cananı

Almayana değil sözüm alana
Gerçekler yuf dedi kalbi yalana
Canım kurban olsun halden bilene
SADIK'a bildirdi küllü noksanı

4

Muhammed Ali neslinden kim var?
Hünkar Hacı Bektaş Veli'den gayri
Keşanlı yaraya em çalan kim var?
Hünkar Hacı Bektaş Veli'den gayri

Hünkar Hacı Bektaş, Ali evladı
Ali' nin kendisi demişiz ol veli
Kim idi gösteren ol yeşil eli?
Hünkar Hacı Bektaş Veli'den gayri

Sarı İsmail' den Sultan Balım'dan
Tuttum dâmenini salmam elimden
Kim var kurtaracak bizi zulümden?
Hünkar Hacı Bektaş Veli'den gayri

On iki öküz alır kerâmet kazan
Özenirsen gel bir mürşide özen
Kim idi ağ devin bendini çözen?
Hünkar Hacı Bektaş Veli'den gayri

Gey ey Sefil SADIK sen n'idersin
Delisin ahmaksın dalga güdersin
Tutan olmayınca acep n'idersin
Hünkar Hacı Bektaş Veli'den gayri

keşanlı yara: Süreğen, bir türlü iyi olmayan, müzminleşmiş yara
em: İlaç, merhem
dâmen: etek
ahmak: pek akılsız, sersem, şaşkın
(KAYNAK: A. Celalettin ULUSOY, Pir Dergâhından Nefesler- Genişletilmiş İkinci Baskı,[Hüseyin Hürrem ULUSOY] 2014 ,sf. 104)


Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Hüseyin Firat25.12.2015, 18:00:
Cumle selamla,
Sadik Baba bazi beyitlerinde Sadik Abdal kullanmiş, ama SEFIL SADIK diye hic duymadim. Buyük ihrimal Sefil Sadik Malatyali Sadik Baba degil. Diger SefilSadik siirleri ele alinirsa belli olabilir. Cunkü SADIK ismi Veli gibi yaygın bir isim.
Aşk ile.


0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz bizim için değerli...